blog_img1

Dikkat-Eksikliği/ Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB)

Dikkat-Eksikliği/ Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) nörogelişimsel bir bozukluktur. Zaman içinde hastalığın tanımında farklılıklar olsa da şu üç belirti üzerinde önemle durulmuştur:

  1. Dikkat eksikliği
  2. Çocuğun gelişim düzeyine uygun olmayacak biçimde aşırı hareketli olması.
  3. Dürtüsellik (sonunu düşünmeden eyleme geçme).

 

Yukarıda sayılan belirtiler farklı çocuklarda farklı oranlarda görülebilir.
Gelişim dönemlerine göre bu belirtilerin nitelik ve niceliği de değişebilir. Ayrıca, çocuğun yaşadığı aile çevresi de belirtilerin ortaya çıkış şeklini etkileyen önemli bir faktördür. Örneğin; okul öncesi dönem DEHB’li çocuklarda huzursuzluk ve hareketlilik ön planda iken okul dönemi çocuklarında dikkat, konsantrasyon bozukluğu ve dürtüsellik ön plana geçebilir. Daha ileri yaşlarda ise toplum kurallarına aykırı davranışlar ve uyum sorunları dikkat çekmeye başlar.

Başlangıç yaşı bebeklik dönemlerine kadar inebilir. Ancak genellikle 3 yaş civarlarında belirtiler görülmeye başlar. Belirtilerin başlaması 10 yaşından önce olmalıdır. Bütün çocukların aynı belirtileri göstermesi gerekmez. Belirtiler her çocukta farklı oranlarda görülebilir.

Tedavide akılcı yaklaşım; çocuğun evdeki uyumuna, okul ve sosyal ortamlardaki uyumuna, akademik başarı düzeyine, motor aktivite ve dikkat eksikliği derecesine, ilave öğrenme bozukluğu ya da davranış sorunları olup olmamasına göre tedavinin düzenlenmesidir. Bütün bu faktörler göz önünde tutularak, tedavi, bir program üzerinden ele alınmalı ve yaklaşım modelleri planlanmalıdır.

DEHB’nin tedavisinin ilk ve en önemli adımı, ailenin hastalık hakkında bilgi sahibi olmasıdır.
Çünkü ailenin çocuğa yaklaşımını bu bilgilenme belirleyecektir. Hastalığın nedenlerini ve tedavi metodunu bilmeden doğru yaklaşım ortaya koymak mümkün değildir. Aileler sorunun nedeni olarak düşündükleri suçlu bir kişi ararlar. Oysa, yapılması gereken suçlu aramak değil, sorunun tedavisi için çaba harcamaktır.